Balayımız

Merhabalar, size balayımızın bizce halini anlatmak istiyoruz. Biz son zamanlarda popüler balayı mekanlarından biri olan Tayland’ın Koh Samui adındaki adada yaklaşık 15 gün kalacak şekilde balayı planladık. İlk başta süreyle ilgili yorum yapmak gerekirse 10-15 gün kalmak bizce en ideal süredir hatta biraz uzun bile olabilir. Koh Samui’de 3 mevsim yaşanmaktadır. Sıcak dönem (Mart-Ağustos), Kuru dönem (Aralık-Şubat) ve Muson dönemi (Eylül-Kasım) şeklinde yaşanmaktadır. Biz Eylül ayında oradaydık. Normalde çok fazla yağış olan bu dönemde biz oldukça şanslıydık. Birkaç gün dışında yağmura yakalanmadık. Fakat inanılmaz hızlı bulut geçişlerine adaya ilk ayak bastığımız gün şahit olmuştuk. Neyse ki hava sanki bizim için bi iyilik yapmıştı. Ama önerimiz tabi ki Muson dönemini tercih etmeyiniz.

Ulaşım

Kalacak Yer

Yeme-İçme

Gezilecek Görülecek Yerler

Para Birimi ve Harcama

 

 

Öncelikle gidiş yolu olarak İstanbul’dan Türk Hava Yolları ile Tayland’ın Bangkok şehrine direk uçuşla yaklaşık 12 saat süren bir yolculuk yaptık. Bangkok Havaalanında başlayan Budizm inancı Samui adasında da devam edecekti.

Daha sonra Bangkok Hava Yolları ile 1 saat civarı süren ada yolculuğuna başladık.Adaya ilk ayak basmamız küçük butik bir havaalanında başladı.

   

Sevimli minibüslerle bizi karşıladılar. Havaalanında fotoğraf çekinmeye başlayabilirsiniz. Burada bir otel ayarladıysanız büyük ihtimalle havaalanından ulaşımı da ayarlamış oluyorsunuz. Özel arabalar havaalanı girişinde sizi karşılıyorlar ve otelinize doğru yola çıkıyorsunuz. Bizim tercihimiz sessiz ve sakin bir balayı olduğu için adanın batı tarafından Lipa Talay adındaki villalar olmuştu.

Kesinlikle sakin güzel olan bu villalar bi yerden sonra size çok sessiz gelebilmekte. Bu yüzden canlılık arayan insanlarsanız kesinlikle adanın doğusunu tercih etmelisiniz. Özellikle Chaweng ve Lamai Beach sizin için doğru tercih olacaktır. Bu plajlar kesinlikle adadaki en güzel sahillerdir.

Ayrıca adanın kuzeyindeki Bo Phut ve Mae Nam bölgelerinde de güzel oteller mevcuttur ve havaalanı bu bölgeye yakın yer almaktadır. Adanın güneyinde de çok güzel manzaralı oteller bulunmaktadır.

Adaya gelir gelmez gözünüze çarpacak olan ilk şey ise kablolar.  Her tarafta inanılmaz üst üste kablolar yer almaktadır. İlk başta elektrik kablosu olduğunu düşündüğümüz kablolar aslında telefon ve internet için olan kablolarmış. Direklerin üstü öylesine dolu ki biri evden çıktığı zaman yeni gelen ev sahipleri hangi hattın onlara ait olduğunu bulmakla uğraşmayıp yeni bir hat çekiyolarmış. Her ev için süren bu süreç zamanla şehri bir kablo yığınına dönüştürmüş. Yağmurlu gecelerde gelen cızırtılara şahit olduk.

 
Ayrıca alışveriş için neredeyse her köşede Seven Eleven, Family Mart ve Tesco adlı marketler bulabilirsiniz ve paranızı bahta çevirmek için exchange ofisleri de birçok noktada yer almaktadır. Bu adada THB (Tayland Bahtı) adı verilen para birimi kullanılmaktadır. Bu para birimi Türk lirasına göre değersiz gibi görünse de alım gücü olarak benzerlik göstermektedir.

Adada turistler ulaşım aracı olarak motosiklet kullanmayı tercih ediyorlar ve kesinlikle çok güzel bir yöntem. Kendinizi özgür hissetmenizi sağlıyor. Ama rüzgar yanıkları için çok dikkatli olun. Çıkmadan bol bol güneş kremi sürmeyi unutmayın.

İlk akşam yemeğimizi kaldığımız yere yakın olan Think Retro Cafe’de yedik. Manzarası muazzam olan bu yerde sahilde okyanusa karşı yemek yemek mümkün. Fakat adanın batısında kalmayı düşünmüyorsanız sizin için uzak kalacaktır.

Ayrıca, Nathon Beach’teki Lucky Restaurant’ı kesinlikle öneririm. Spring roll’larını mutlaka denemelisiniz. Samui’de tavuklu yemeklerin yanına genelde acılı ekşili sos getiriyorlar. Orada bizim en büyük yardımcımız oldu. Pilavları bizimkine göre yağsız ve tuzsuz hatta lapa gibi olduğu için bu sosu kullanarak pilavı daha lezzetli bir hale getirmeyi başarmıştık 🙂

Adadaki ilk günümüzde motosikletle etrafı turlayak manzara noktalarında fotoğraf çekinmiştik ve buranın en önemli ibadet merkezi diyebileceğimiz yerler olan Buddha’ları ziyaret etmiştik. Adanın etrafını motosikletle ana yoldan yaklaşık 1.5-2 saat içerisinde gezmeniz mümkündür.

    

Yine adanın batısında olan Nikki Beach adındaki oteller zincirinin bir şubesinin yer aldığı bir plaj bulunmaktadır. Burası bir gününüzü geçirmek için güzel bir mekandır. Biz burada yağmur ve rüzgara yakalandığımız için denize girme fırsatı bulamamıştık.

 

Adanın doğu yakası dediğim gibi kesinlikle çok daha hareketli ve eğlenceli bir yer. Yol boyunca bir çok kafe, restaurant, market, exchange ofisi ve hediyelik eşya dükkanı  görmeniz mümkündür. Central Festival adı verilen bir avm de bulunmaktadır. Şehir hayatından ada hayatına geçiş yaptıktan sonra bizlerin avm’den sıkıldığı bir noktada pek fazla uğrayacağınızı sanmıyorum. Belki bazı ihtiyaçlarınızı karşılamak için kullanabilirsiniz. Buraya gelmek için bir sebebiniz varsa içeride fish spa yapmanızı öneririm. İlk başta biraz iç gıdıklasa da alıştıktan sonra keyif verici bir hale gelmeye başlıyor. Balıklar ayaklarınızdaki ölü deriyi alıp ayaklarınıza masaj yapıyor.

Adanın doğusunda yemek yemek adına kesinlikle sorun yaşamazsınız. Makarna, deniz mahsulü, tavuk, pizza, hamburger ve çok daha fazlasını burda bulabilirsiniz. Zevkinize göre bi yerler mutlaka bulabilirsiniz. Eğer domuz yemiyorsanız yiyeceğin içindekileri sorgulamasınız. Unutmaları ya da menüdeki isimden içinde olup olmadığını anlamayabilirsiniz. Bu yüzden sipariş verirken ve masanıza gelince teyit etmeyi unutmayın.

Bu yolda sıklıkla Muay Thai dövüşleri ve Japon masajları (Kimono Japanese massage, call now) için geçen arabaların sesini duyacaksınız.

Bir başka gün yine motosikletle başka Buddha’ları ziyarete başladık. Tapınak ve heybetli heykeller konusunda oldukça yoğun olan bu ada halkı büyük oranda Budist’tir. Büyük Buddhalar’dan bir kısmı adanın kuzeyinde havaalanına yakın bir bölgede yer almaktadır.

Adanın kuzeyinde bulunan Bo Phut sahilinde güzel yerler bulunmaktadır. Buradaki otellerin plajlarını birşeyler yiyip içmek koşuluyla kullanabiliyorsunuz. Cha Weng ve Lamai sahillerinden sonra yüzmek için en çok tercih edilebilecek noktalardan biri burasıdır. Ayrıca, burda yine deniz kenarı çok sevmli bir yerde akşam yemeğimizi yemiştik. İlk defa hindistan cevizi suyu ve içeceğini içme fırsatı bulmuştuk. Kesinlikle coconut juice’ı içecek olarak tavsiye ederim.

Yine adanın kuzeyinde bulunan Fisherman’s Village tatilinizi son günlerinde kendinize ve tanıdıklarınıza hediyeler almak için ideal bir yerdir.

Samui’ye gelip masaj yaptırmadan kesinlikle dönmeyin. Hayatımda geçirdiğim en güzel en huzurlu zamanlardı. Gerek masajın güzelliği, gerek çevrenin güzelliği sizi gerçekten büyüleyecek. Masaj demişken öyle alelade bir yerden bahsetmiyorum.  Yaptırmanız gereken yer Tamarind Springs adındaki muhteşem büyüleyici yer. İçeri girdiğinizde telefonlarınızı ve eşyalarınızı bırakıyorsunuz ve doğanın tadını çıkarıyorsunuz. Bu sebeple içerde fotoğrafımız yok. Ama Samui’ye gitmişseniz kesinlikle masaj için buraya gidin!!! Telefonlarınızı aldıktan sonra size mükemmel bir içecek ikram ediyorlar. Burada yediğiniz her şey bitkisel ve doğal. İçerde mağaraların içinde saunalar, dışarda kayalıkların arasında havuzlar mevcut. Saunaya girmeden önce bitkisel kürler yaparak içeriye giriyorsunuz, terliyorsunuz ve sonra havuza giriyorsunuz. Bu şekilde 1 saat boş vaktiniz oluyor. Daha sonra sizin için hazırlanan yemekleri yiyorsunuz ve sizi masaja çağırıyorlar. Başlangıçta üç adet yağdan birini ve çeşitli bölgelerinizi seçtiğiniz masaj şimdi başlamak üzere. Müthiş bir dağda orman kokusunu içinize çekerek tepede tahtadan yapılmış muhteşem manzaralı bir yere çıkıyorsunuz. Gözlerinizi kapatıyorsunuz ve masajınız başlıyor. Çok güzel, huzurlu saatler sizi bekliyor. Baş masajını seçerseniz saçlarınıza hindistan cevizi yağı sürerek 1 saat boyunca masaj yapıyorlar. Masaj böylece sona eriyor ve buradan gitmek istemiyorsunuz. Biraz pahalı olsa da kesinlikle buna değecek 🙂

 

 

Şimdi Samui’de yaptığımız turu anlatacağım. Bu turda maymunları gördük, fillerle küçük turlar yaptık, adanın etrafını arazi araçlarıyla gezdik, adanın yüksekteki manzara noktalarına çıkıp yemek yedik, dalış yaptık ve eğlenceli birçok şey… En heyecanlı ve adrenalin dolu günlerimizden biri bu oldu. Adada yapmanız gereken aktivitelerin başında bizce bu aktiviteler yer alıyor.

Bir başka gün ise snorkelling turuna katıldık. Bizce bu da kesinlikle katılınması gereken turlardandır. Phangan, Tan, ve Tao adaları (Ko Phangan, Ko Tan, Ko Tao) vs. gibi yakın adalara dalış turları gerçekleştirilmektedir. Su altı kameramız olmadığı için denizin altındaki güzellikleri çekme fırsatımız olmadı. Fakat, bizce gözlerimizn gördüğü en güzel manzaralardan biriydi. Renkli balıklar, mercanlar, kayalıklar muazzamdı. Çok keyifli bir gün geçirdik. Ayrıca, sürat teknesiyle yaptığımız bu yolculuğu başka bir sürat teknesiyle yarış yapıp kazanarak bitirmemizi sağlayan kaptana teşekkürlerimizi sunmadan geçemeyeceğim. Kesinlikle turu tadı damağımızda kalarak bitirmiştik.

Eğer eğlenceyi seven kişilerdenseniz Full Moon Party de sizin için uygun olacaktır. Ayın belli zamanlarında gerçekleşen bu parti için Ko Phangan’a seferler düzenlenmektedir. Biz maalesef bu partiye gitme fırsatı bulamadık.

Ayrıca bu turlarda tırmanma yapma fırsatımız olmuştu. Bir adada tırmanma yaptıktan sonra muhteşem okyanus manzarası bizi karşılamıştı. Bütün yorgunluğumuza değmişti. Diğer bir adada ise tırmanış sonucu okyanus içinde bir göl havzasına ulaşmıştık. Bu manzara da oldukça büyüleyiciydi.

Bir başka gün ise adanın güneyini keşfetmek üzere yola çıktık. Burası epey ıssız bir yer. Ana yoldan çıkıp en güneye doğru yola devam ediyorsunuz. Burada iki tapınak  ve bir kelebek bahçesi (butterfly garden) ziyaret ettik. Bunlardan birinde mumyalanmış bir keşiş (mummified monk) bulunmaktadır. Bu tapınaklarda oldukça büyük heykeller yer almakta ve bir tanesi epey yüksek bir tepede yer aldığı için muhteşem bir de manzaraya sahip. Kelebek bahçesi ise umduğumuz kadar büyüleyici olmasa da bir kaç kelebek görmemiz ve güzel peyzajlı bir bahçe görmemiz adına keyifli bir gezi oldu. Bir de yolda karşımıza çıkan buffalo’yu unutmamak lazım tabi!!!

Yazının sonlarına yaklaşırken birkaç videoyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Son olarak adaya veda fotoğraflarımızla yazımı noktalamak istiyorum 🙂

Keyifli tatiller 🙂 …

Yorumlar kapatıldı.